
Gayrimenkul Hukuku · 23 Ekim 2026
HUKUKİ EL ATMA - KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA
2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. Maddesi: "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden…
2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. Maddesi: "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır." şeklindedir.
Kamulaştırma Kanunu Ek Madde 1’e göre hukuki el atma; özel mülkiyet konusu taşınmazlar üzerindeki tasarruf hakkının, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde hukuken kısıtlanmasıdır. Fiili el atma- hukuki el atma ayrımının temel ölçütü, idarenin özel mülkiyet konusu taşınmazı işgal etmesi-zilyetliğini ele geçirmesidir. Kural olarak idare taşınmazı işgal edip zilyetliğini ele geçirmiş ise fiili el atma, idare taşınmazı işgal etmemiş-zilyetliğini ele geçirmemiş ise hukuki el atma olduğunu vurgulamak gerekir.
Hukuk uygulamasında; “hukuki el atma” olarak nitelendirilen durum genel anlamıyla; imar planı ile bir kişinin taşınmazının yol, park, okul alanı, yeşil saha, ibadet yeri gibi umumi hizmet alanı olarak belirlenmesi veya bir imar uygulaması sonucunda, uygulama alanında taşınmazı olan bir kişinin, genel tesis alanı olarak ayrılan taşınmazda paydaş haline getirilmesi biçiminde karşımıza çıkmaktadır.
Kamulaştırma Kanunu Ek 1.madde çerçevesinde, hukuki el atmanın ögeleri şunlardır: Mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz hakkında uygulama imar planının düzenlenmiş olması, bu imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içinde imar planı çerçevesinde parselasyon işleminin (imar uygulamasının) yerine getirilmeyerek, plan gereğinin yapılmamış olması, taşınmazın kamulaştırılmamış olması, taşınmaz üzerindeki imar hakkı kısıtlamasını kaldıracak imar planı değişikliğinin yapılmamış olmasıdır.